Sıkça Sorulan Sorular

İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere, gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketlerce kurulan ve işletilen müesseselerdir.
  1. OSGB'ler, işyerlerinde sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak amacıyla;
    a) İşyerinde sağlık ve güvenlik risklerine karşı yürütülecek her türlü koruyucu, önleyici ve düzeltici faaliyeti kapsayan çalışma ortamı gözetiminden,
    b) İşçilerin sağlığını korumak ve geliştirmek amacı ile işçilere verilecek sağlık gözetiminden,
    c) İşçilerin iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ve bilgilendirilmelerinden,
    ç) İşyerinde kaza, yangın, doğal afet ve bunun gibi acil müdahale gerektiren durumların belirlenmesi, acil durum planının hazırlanması, ilkyardım ve acil müdahale bakımından yapılması gereken uygulamaların organizasyonu ve ilgili diğer birim, kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılmasından,
    d) Çalışma ortamının gözetimine ve işçilerin sağlık gözetimine ait bütün bilgilerin kayıt altına alınmasından,
    e) İşçilerin yaptıkları işler, işyerinde yapılan risk değerlendirme sonuçları ve maruziyet bilgileri ile işe giriş muayeneleri, periyodik sağlık muayeneleri sonuçları ve iş kazaları ile meslek hastalıkları kayıtlarının, işyerindeki kişisel sağlık dosyalarında gizlilik ilkesine uyularak saklanmasından, sorumludurlar.
  2. İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunmak üzere OSGB'lerce görevlendirilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı tarafından muhafaza edilmesi gereken onaylı defter suretleri, OSGB arşivinde tutulur ve istenmesi halinde denetime yetkili memurlara sunulur. Kendilerinden talep edilmese dahi, sözleşme süresi sonunda bütün kayıt ve dosyalar OSGB'lerce işverene teslim edilir.
  3. OSGB'ler bu hizmetlerin sağlanması sırasında işin normal akışını aksatmamaya özen gösterirler.
  4. OSGB'ler, işverenin, işçilerin ve bulunması halinde iş sağlığı ve güvenliği kurulunun, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kayıt ve istatistiklere ulaşabilmesini sağlar.
  5. OSGB'ler, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin tamamını veya bir kısmını başka bir kişi veya kuruma devredemezler.
Kamu ve özel sektörde çalışan herkes, çırak ve stajyerler dahil kanundan yararlanabilmektedir. Kişinin bulunduğu işyerindeki çalışan sayısı ve işyeri türü kanundan yararlanmasına engel olmayacaktır. Her çalışan, iş Sağlığı ve güvenliği ile ilgili uygulamalardan faydalanacak ve bütün işyerlerinde sağlıklı ve güvenli çalışma ortamları oluşturulacaktır.
İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin temel görevi, işyerindeki tehlikeleri ve bu tehlikelerden doğabilecek riskleri ortaya çıkartarak, alınması gereken tedbirleri belirlemektir. İş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunan kuruluşlar ve İSG profesyonelleri, işverenlere karşı sorumludur. Bu sorumluluktan dolayı İSG profesyonelleri, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili hususları işverene iletmek ve işverence uyulmayan hayati tehlike arz eden riskleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bildirmek ile yükümlüdür.
Genç, yaşlı, engelli, gebe, emziren çalışanlar ve kadın çalışanlar gibi öncelikli grupta yer alan çalışanların durumunun risk değerlendirmesinde özellikle dikkate alınması sağlanmış ve alınan önlemlerin çalışanlara uygun olma zorunluluğu getirilmiştir.
Buradan yola çıkarak, çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal, yapı işleri ve tehlikeli kimyasallarla çalışılan sektörler veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde risk değerlendirmesi yapılmaması işi durdurma sebebi sayılacaktır.
Kamu kurumları hariç 10'dan az çalışanı olan ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin, ekonomik sürdürülebilirliklerinin sağlanması amacıyla, İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesinde, Bakanlık maddi destekte bulunacaktır.
İşverenler, tüm iş kazaları ve meslek hastalıklarının kaydını tutmak, gerekli incelemeleri yaparak rapor hazırlamak ve son dakika önlenmiş olayların dahi değerlendirmesini yapmak ile yükümlüdür. Böylece yaşanan olumsuz deneyimlerin tekrarlanmaması ve oluşabilecek zararların önüne geçilmesi sağlanacaktır. İşyeri hekimi ve sağlık görevlileri tarafından meslek hastalığı ön tanısı konulan vakalar, yetkili sağlık birimlerine sevk edileceklerdir. İş kazası ve meslek hastalıkları artık sadece sosyal güvenlik kurumuna bildirilecektir. Yetkili sağlık birimleri ise iş kazaları ve teşhis koydukları meslek hastalıklarını 10 gün içinde sosyal güvenlik kurumuna bildireceklerdir.
İlkyardım, yangınla mücadele, kişilerin tahliyesi, ciddi ve yakın tehlikeyle karşılaşılması gibi durumlar için önceden planlama ve hazırlık yapılması işyerlerinin yükümlülükleri arasındadır. Bu yükümlülükle birlikte, hayati ve özel tehlike bulunan yerlere yeterli bilgi ve talimatı olmayan çalışanların girmemesi için de gerekli tedbirlerin alınması sağlanmış ve oluşabilecek kayıpların önüne geçilmiştir.
İşveren, tüm çalışanlarını iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilgilendirmekle yükümlüdür. İş ya da işyeri değişikliği, uzun süreli izin, kullanılan donanım ya da malzemelerin değişikliği ardından, yeni çalışma koşullarına yönelik olarak çalışan eğitim alacak ve düzenli aralıklarla bu eğitimler tekrarlanacaktır. Aynı zamanda tüm çalışanlar, işyerinde karşılaşabilecekleri her durum hakkında olduğu gibi, hak ve sorumlulukları ile ilgili de bilgilendirilecektir. Çalışanlar için bir başka zorunlu eğitim ise mesleki eğitim olarak belirlenmiştir. Tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde çalışacak olanların, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgelemeleri şart olmuştur. Böylece iş sağlığı ve güvenliği, mesleki eğitimle de desteklenmiştir. Eğitim maliyetlerinin çalışana yansıtılmaması ve eğitim süresinin iş süresinden sayılması sağlanmıştır.
Ciddi ve yakın tehlikeyle karşı karşıya kalma ve talep edilmesine rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda çalışanlar, çalışmaktan kaçınma hakkına sahip olmuşlardır. Çalışanın, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmadığı dönemin ücretini alması ve gerek kanunlardan gerek ise iş sözleşmelerinden doğan haklarının kısıtlanmaması sağlanmıştır.
Tüm işyerleri tehlike sınıfına ve çalışan sayısına bakılmaksızın risk analizi, acil durum eylem planı ve çalışanları için iş sağlığı ve güvenliği temel eğitimini yaptırmak zorundadır.
Ostim ATA Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış tam yetkili bir firmadır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

Madde 7- Risk değerlendirmesinin, işveren tarafından, işyerinde istihdam edilen ve yeterlik belgesi bulunan iş güvenliği ile görevli mühendisler ile işyeri hekimliği sertifikasına sahip olan iş sağlığı ile görevli işyeri hekimlerine, bunların bulunmaması durumunda ise, dışarıdan hizmet veren uzman kişi veya kuruluşlara yaptırılması esastır. İşyerinde yürütülen işin niteliği, farklı mesleklerden uzmanların da bulundurulmasını gerektiriyorsa, işveren uygun mesleklerden uzmanların da risk değerlendirmesi yapmasını sağlar.

Buradan net olarak anlaşılacağı üzere iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi birlikte olmalı, hizmet dışarıdan bir kuruluştan alınacaksa iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin birlikte çalıştığı kuruluş olması gerekir. Bu hizmet OSGB'lerce verilir.

Kamu ve özel sektörde çalışan herkes, çırak ve stajyerler dahil kanundan yararlanabilmektedir. Kişinin bulunduğu işyerindeki çalışan sayısı ve işyeri türü kanundan yararlanmasına engel olmayacaktır. Her çalışan, iş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili uygulamalardan faydalanacak ve bütün işyerlerinde sağlıklı ve güvenli çalışma ortamları oluşturulacaktır.

İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin temel görevi, işyerindeki tehlikeleri ve bu tehlikelerden doğabilecek riskleri ortaya çıkartarak, alınması gereken tedbirleri belirlemektir. İş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunan kuruluşlar ve İSG profesyonelleri, işverenlere karşı sorumludur. Bu sorumluluktan dolayı İSG profesyonelleri, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili hususları işverene iletmek ve işverence uyulmayan hayati tehlike arz eden riskleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bildirmek ile yükümlüdür.

Genç, yaşlı, engelli, gebe, emziren çalışanlar ve kadın çalışanlar gibi öncelikli grupta yer alan çalışanların durumunun risk değerlendirmesinde özellikle dikkate alınması sağlanmış ve alınan önlemlerin çalışanlara uygun olma zorunluluğu getirilmiştir.

Buradan yola çıkarak, çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal, yapı işleri ve tehlikeli kimyasallarla çalışılan sektörler veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde risk değerlendirmesi yapılmaması işi durdurma sebebi sayılacaktır.

Kamu kurumları hariç 10’dan az çalışanı olan ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin, ekonomik sürdürülebilirliklerinin sağlanması amacıyla, İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesinde, Bakanlık maddi destekte bulunacaktır. llarla çalışılan sektörler veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde risk değerlendirmesi yapılmaması işi durdurma sebebi sayılacaktır.

İşverenler, tüm iş kazaları ve meslek hastalıklarının kaydını tutmak, gerekli incelemeleri yaparak rapor hazırlamak ve son dakika önlenmiş olayların dahi değerlendirmesini yapmak ile yükümlüdür. Böylece yaşanan olumsuz deneyimlerin tekrarlanmaması ve oluşabilecek zararların önüne geçilmesi sağlanacaktır.

İşyeri hekimi ve sağlık görevlileri tarafından meslek hastalığı ön tanısı konulan vakalar, yetkili sağlık birimlerine sevk edileceklerdir. İş kazası ve meslek hastalıkları artık sadece sosyal güvenlik kurumuna bildirilecektir. Yetkili sağlık birimleri ise iş kazaları ve teşhis koydukları meslek hastalıklarını 10 gün içinde sosyal güvenlik kurumuna bildireceklerdir.

İlkyardım, yangınla mücadele, kişilerin tahliyesi, ciddi ve yakın tehlikeyle karşılaşılması gibi durumlar için önceden planlama ve hazırlık yapılması işyerlerinin yükümlülükleri arasındadır. Bu yükümlülükle birlikte, hayati ve özel tehlike bulunan yerlere yeterli bilgi ve talimatı olmayan çalışanların girmemesi için de gerekli tedbirlerin alınması sağlanmış ve oluşabilecek kayıpların önüne geçilmiştir.

İşveren, tüm çalışanlarını iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilgilendirmekle yükümlüdür. İş ya da işyeri değişikliği, uzun süreli izin, kullanılan donanım ya da malzemelerin değişikliği ardından, yeni çalışma koşullarına yönelik olarak çalışan eğitim alacak ve düzenli aralıklarla bu eğitimler tekrarlanacaktır. Aynı zamanda tüm çalışanlar, işyerinde karşılaşabilecekleri her durum hakkında olduğu gibi, hak ve sorumlulukları ile ilgili de bilgilendirilecektir. Çalışanlar için bir başka zorunlu eğitim ise mesleki eğitim olarak belirlenmiştir. Tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde çalışacak olanların, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgelemeleri şart olmuştur. Böylece iş sağlığı ve güvenliği, mesleki eğitimle de desteklenmiştir. Eğitim maliyetlerinin çalışana yansıtılmaması ve eğitim süresinin iş süresinden sayılması sağlanmıştır.

Çalışanların; verilen talimatlara uymak, kişisel koruyucu donanımları doğru kullanmak ve işbirliği yapmak gibi, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yükümlülükleri düzenlenmiştir. Ciddi ve yakın tehlikeyle karşı karşıya kalma ve talep edilmesine rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda çalışanlar, çalışmaktan kaçınma hakkına sahip olmuşlardır. Çalışanın, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmadığı dönemin ücretini alması ve gerek kanunlardan gerek ise iş sözleşmelerinden doğan haklarının kısıtlanmaması sağlanmıştır.

İşyerlerinde, iş sağlığı ve güvenliği için işverene önerilerde bulunacak, gerekli tedbirlerin alınmasını istemek gibi konularda işyerindeki tüm çalışanlarla işveren arasındaki iletişimi sağlayacak bir iş sağlığı ve güvenliği çalışan temsilcisi görevlendirilecektir. Çalışan temsilcisi, çalışanlar arasında yapılacak seçimle veya seçimle belirlenemediği durumda atama yoluyla belirlenecektir.

İşyeri sağlık ve güvenlik birimi; devamlı olarak en az 50 işçinin çalıştırıldığı işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere işyerinde bünyesinde kurulan, gerekli donanım ve personele sahip olan birimdir. İşyeri sağlık ve güvenlik birimi; en az bir işyeri hekimi ile sanayiden sayılan işlerin yapıldığı işyerlerinde en az bir iş güvenliği uzmanından oluşur. Ancak bu yükümlülük, Genel Müdürlük tarafından yetkilendirilmiş ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmetin tamamının veya bir kısmının alınmasıyla da yerine getirilebilir.

Ortak sağlık ve güvenlik birimi ise bir veya birden fazla işyerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini vermek üzere işyeri dışında kurulan, gerekli donanım ve personele sahip olan ve Genel Müdürlük tarafından yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşlarını ve özel hukuk tüzel kişilerdir.

22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'na göre; sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştırılan işyerlerinde, işyerinin iş güvenliği önlemlerinin sağlanması, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi için alınacak önlemlerin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi hizmetlerinin yürütülmesi için en az bir İş güvenliği Uzmanı görevlendirilmesi, işçilerin sağlık durumunun ve alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sağlanması, ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık hizmetlerini yürütülmesi için ise en az bir işyeri hekiminin görevlendirilmesi ve işyeri sağlık biriminin oluşturulması gerekmektedir.

İşveren işyerindeki işçi sayısına, işyerinin niteliğine ve işin tehlike derecesine göre bir veya daha fazla işyeri hekimi ve işyerinin bulunduğu tehlike sınıfına uygun olan, Bakanlıkça belgelendirilmiş bir veya daha fazla iş güvenliği uzmanı görevlendirmekle yükümlüdür.

27.09.2008 tarihli Alt İşverenlik Yönetmeliği'ne göre, asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için;

  • * Asıl işverenin işyerinde mal veya hizmet üretimi işlerinde çalışan kendi işçileri de bulunmalıdır.
  • • Alt işverene verilen iş, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin olmalı ve asıl işe bağımlı olarak asıl iş sürdüğü müddetçe devam etmelidir.
  • • Alt işverene verilen iş, işyerinde mal veya hizmet üretiminin yardımcı işlerinden olmalıdır. Asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi durumunda ise, verilen iş teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olmalıdır.
  • • Alt işveren, üstlendiği iş için görevlendirdiği işçilerini sadece o işyerinde aldığı işte çalıştırmalıdır.
  • • Alt işveren, daha önce o işyerinde çalıştırılan bir kimse olmamalıdır. Ancak daha önce o işyerinde çalıştırılan işçinin bilahare tüzel kişi şirketin ya da adi ortaklığın hissedarı olması, alt işveren ilişkisi kurmasına engel teşkil etmez.
  • • Yasalardan doğan tüm yükümlülüklerinizi ATA OSGB yerine getirecektir.
  • • İşyeri Hekimi, risk grubuna göre İş Güvenliği Uzmanı, Sağlık Elemanı gibi elemanları görevlendirme yükümlülüğünüz olmayacak. İhbar ve kıdem tazminatlarını düşünmeyeceksiniz.
  • • İSGB kurmanız durumunda bulundurmanız gereken en az, 12 m² Sağlık Hizmetleri, 8 m2 İş Güvenliği hizmetleri için oda bulundurma zorunluluğunuz olmayacak.
  • • İş sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği Ek:1 gereği bulundurmanız gereken "Asgari Malzeme Listesi" bulundurma zorunluluğunuz olmayacak.
  • • İşletme körlüğünden kurtularak; eksikler ve gereklilikler profesyonel bir kadro tarafından ortaya çıkarılacak.
  • • Gerekli hallerde (hastalık veya özel sebepler) işe devam edemeyecek doktorunuz veya mühendisiniz yerine aynı niteliklere haiz bir personel zaman kaybı olmaksızın görevi yürütecektir.
  • • OSTİM ATA OSGB tarafından görevlendirilen iş güvenliği uzmanı veya iş yeri hekimimizin yine OSTİM ATA OSGB tarafından denetlenmesi sağlanarak verilen hizmetin kalitesi arttırılacaktır.
  • • Şirketinizde görevlendirilecek uzmanlarımız sadece eksikleri tespit etmeyecek bu eksiklerin nasıl giderileceği konusunda da öneriler getirecektir.
  • • OSTİM ATA OSGB gizlilik ilkesini baz alarak çalışan ve tarafsız olarak 3. göz denetimlerini yapabilecektir.
  • • İşçilerin sağlık gözetimine ve çalışma ortamının gözetimine ait bütün bilgileri işveren adına kayıt altına alınacak, saklanacak ve gerekli istatistikler oluşturulacaktır.
  • • OSTİM ATA OSGB işveren adına Bakanlıklar ile ilgili tüm yasal süreçleri takip edecek ve işverene raporlama yapacaktır.